20 Ocak 2010 Çarşamba

yoğunlaşma.

buz gibi bir hava cereyan etmekte oturduğum koltukla açılan kapının arasında..dışarısı sibirya soğuklarından nasibini almış..içeride soba yanıyor.
-evet belki hala eski tas eski hamam usullerdeyiz..evimiz doğalgaz-sız ya da kalorifer-siz..olsun yine de geçniip gidiyoruz biz..-
sobanın üzerinde de bir demlik dolusu taze demlenmiş çay..saat 5'i geçmiş..akşam karanlığı yavaş yavaş çöküyor Gebze'ye..ben de arada bi dışarı bakıp penceremden "kar yağsın..ne olur..ne olur..ne olur..lapa lapa- pamuk pamuk- ince ince -süzüle süzüle- kar yağsııınn!!" diye iç çekiyorum..dün biraz biraz heveslenmiştim..evet belki hava beterdi çarpmıştı beni keskin soğuk ama olsun en azından ben bilirim ki yağan kar her bir şeyi yumuşatır..

dün denizcanım'la da konuşmuştuk..yağan karın kendine has yumuşacık sessizliğini..hani sessizlikle sesin aslında birbirne girdiği sadece kar yağarken hissedilen türden bir ses bu..bir huzur..bir minnet ve neş'e kaynağı..
çok soğuk esen rüzgara, kesip geçen derin yaralarla elinin üzerini parça parça yapan soğuğa karşı en güzeli yumuşacık yağan bir karın sessizliği olacaktır..
buna ihtiyacım var.bu sükut dolu keyfi seyredalıp gitmeye ihtiyacım var..-an itibariyle-

aslıcım da istanbul'a gelme planlarından vazgeçti havanın karadeniz tarafında etkili olmakta olan sert yüzünden dolayı..televizyon ve diğer pek çok yayın organı da aslında bas-bas bağırıyorlar!

"amanın da amanın..stoklarınızı fulleyin..lastikleri zincirleyin..odun-kömür-yakacak-azık-kumanya ne varsa tedarik edin,sıkı sıkı giyinin-yedek eldiven-atkı-bere-kazak-hırka-patik ne varsa gözönünde tutun çünküüüüüüüü.... KAR GELİYOOORR!"

tabii ki efendim pek bir memnuniyet haliyle yapalım hazırlıklarımızı..malum elektrik su yaşam standartlarımızı belirleyen bilumum ihtiyaçlarımızı da evin üzerindeki rüzgar güllerine ve 2000 tonluk su varillerine koyalım da mazallah kesilir mesilir hayattan kopmayalım.. :D

aslının gelememesine gerçekten çok üzüldüm :(
ama yapabilecek bir şey de yok açıkçası..havaların bozulacağı haberi ve o taraflarda başlayan kar yağışı haklı nedenlerle bu tatil programını ertelemeyi gerektiriyor..yolarda perişan olmaktansa gelmemesi elbette daha hayırlı..biz de yazın planladığımız tatilde biraraya geliriz inşallah..yazın sıcağı kışın soğuğundan daha fazla keyf verir..iyi olur :)

dipnot:ben kışı da severim..yazı da severim..ama bahar aylarını daha da çok severim ;)

kitap okuyorum bir yandan..
elimde 2gün önce okumaya başladığım Khaled Hosseini'nin Uçurtma Avcısı isimli kitabı var..çok çok çok güzel bir kurguyla yazılmış bir kitap..elimden düşmüyor düşemiyor ;)mayıs 2004'te piyasaya çıkmış ve ben ancak okumaya fırsat bulabildim :(
hep böyle oluyor zaten..kitap tadında kitapları nedense 'tam da zamanında' okuyamamanın verdiği sinir bozucu geri kalmışlık durumu var..hepsini bitircem ama..fazlasıyla azimliyim..hele ki buaralar daha baskın azmim :)neyse buakşam
buakşam bitiricem kendilerini inşallah..
ondan önce de Olasılıksız'ı bitirdim ve kitaba hayran kaldım..Adam Fawer iyi bir kurgu yazarı..film seyredercesine heyecanlı ve keyifli ilerliyor olaylar ve elinizden bırakamıyorsunuz..ben çok beğendim tavsiye ederim ;)

dün denizcan'da da bir sürü eni gıcır gıcır kitaplar gördüm içim gitti :D
resimlerini çektim hemencecik ;)



"bir Türk ailesinin öyküsü" osmanlı devletinin son aylarında yaşamış olan bir Türk ailesinin hayatından bir kesit sunuyor..istanbul'da yaşayan ailenin -istanbul'da- yaşayanlar için oldukça aşina oldukları mekanlarda geçirdikleri hayatı oldukça ilgi çekici..ben kitabı henüz okumadım fakat Denizcanım dilinin hafif ve anlatımının da oldukça etkili olduğu konusunda bana destek verdi..en kısa zamanda bu kitabı edinip okumam da şart oldu elbette ;)


daha sonra 3 ayrı kitap daha gördüm raflarda :) bu "Kayıp Gül"ü çok gördüm ama nedir ne değildir pek bilemiyorum..ama okumak şart tabii ;)

Jonathan Carroll'un Kahkahalar Ülkesi isimli kitabının da kapağını görünce kitabın ismiyle ne kadar da -tutarsız- diye düşündüm çünkü; kapağın hemen dışında size doğru hırlayan bir bulldog köpeğin o sevimsiz yüz ifadesini görüyorsunuz..çok fazla tavsiye edilmiş iyi bir kitaba benziyor..onu da okumak istediklerimin arasına koydum hemen ;)

ve son olarak da isminden acayip etkilendiğim ve 70'li yıllarda yaşayan sevimli minik bir kız çocuğunun kapağını doldurduğu bir kitap var; Ayfer Tunç'un Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek. bunu da okumak isteğiyle dolup taştım bir anda..

ve tabii bunun dışında kendi etki alanımla oluşturduğum kitap listem var..buyrunuz efendim ;

Ece Temelkuran- iç sesleri/ Muz Sesleri

Adam Fawer- Empati

bu 3 kitaba karşı içimde şiddetli bir istek duyuyorum fekat sırası geldiğinde alıcam onları da ..yani şubat ayı içerisinde ;)

epey yazdım gibi :D

şimdilik ufak bir ara vereyim..yine yazarım..

sevgiyle ve hoş muhabbette kalın efendim :)

2 yorum:

YILDIZ dedi ki...

olasılıksızdan sonra empati mutlaka okunmalı:)İkisi de ayrı bir muhteşem..

Kayıp gül çok çok muhteşem değil.Ama hızlı okunan bir kitap.

Uçurtma Avcısı da okunmak üzere elimde bekleyenler arasında..

Bu arada tema çok güzel:))

küçükhanım yeşocan* dedi ki...

o zaman biz kitap kurtları ivedi bir biçimde elimizdeki kitapları yercesine yutarcasına okuyup bitiriyoruz ;)

tema'm epey bir uğraştan sonra bulundu test edildi onaylandı derken yakıştı :)
beğendiğine sevindim yıldızcım..

sevgiler bol okunaklı günler :D