14 Ocak 2010 Perşembe

-short's time-



evet an itibariyle arkadaşlarımdan biri bir-iki video paylaşmış..kısa birer animasyon film..tabi ben de kısa film meraklısı ve elbet hastası bir insankızı olarak hem-men izledim videoları..
animasyon filmler de oldum olası sevdiğim bir türdür zati..

ilki "alma" isimli bir filmdi..hemen üstte verdim linkini..tıklamalı ve izlemeli bence..
bir oyuncakçı dükkanın soğuk ama merak uyandıran-tetikleyen cazibesine kapılan bir kız çocuğunun dükkanın içindeki oyuncaklardan birine dönüşmesinin hikayesini görüyoruz..ve aklıma gelen ilk şey şu oluyor:

"annem der, her gördüğün şeye el uzatma!"

evet burda da küçük ve meraklı kız çocuğu onu dükkanın buğulu pencerelerinden cezbeden minik oyuncak delikanlıyı görmek için içeriye giriyor ve ona dokunma dürtüsüyle birlikte yanıp tutuşan hormonları, reflekslerini bu oyuncak velede dokunmak için harekete geçiriyor ve sonra hooopp bakıyoruz ki küçük-minik-meraklı kız çocuğu da bize raftaki oyuncakların gözünden bakıyor..kalp atışlarını duymak en enfes bölümlerden biri tabii ki pıt..pıt..pıt..
biraz gerilimle birlikte diyorsunuz hadi sonunda kız çocuğu, oyuncak veledi öpsün de tüm oyuncaklar canlanıversin!hobaaa! :D

ama öle olmuyor tabii..oyuncak veled sadece bir yem..çakma yağız delikanlı rolünde yani..hele bir de bisikletli veled var..kızcağızın ayağına dolaşıyor ama o esnada da hüüüpp! nefesinizi tutuyorsunuz çünkü ayynen "chucky" versiyonunda..iç gıcıklayıcı, gerilim dolu, heycanlı, sinir bozucu..vs.ama yine de sevimli bir film olmuş..ışık,ses, görüntü kalitesi,raflarda -vintage vintage- takılan artiz hatun bebekler,yağan kar,dükkanın mimarisi -Gaudi modeli- ve bunun gibi artık pek çok özellik..güzel yani..



http://fukgraphics.com/motion_graphics/a-short-love-story-in-stop-motion/

ikinci animasyonda da aşk mevzu bahis olan..yukarıdaki linki tıklayarak ulaşabilirsiniz ona da..hayal gücünün gri,kasvetli,taş binalarla dolu kalabalık şehir keşmekeşinden uçsuz bucaksız mutluluğa doğru yol alışını görmek insana -tatlı limon polyanna- tadını veriyor ve gülümsetiyor..gerçek hayatın tatları bu kadar pembe olmasa da insan bunun hayalini kurduğunda dahi ruhu,zihni,hayal gücü kıpırdanıyor mutlu bir şekilde.huzursuz olmuyorsunuz ya da kıskanmıyorsunuz!

"hadi be sen de!bunlar sadece filmlerde var!"

demiyorsunuz..hayran hayran seyredalıyorsunuz..belki de biraz iflah olmaz bir romantik olmanın eksi getirileridir bu düşünceler fekat ben yine de böyle düşünyorum..
hoş olmuş gerçekten..ben beğendim..tavsiye ederim ;)

1 yorum:

BANU dedi ki...

ama ben bunları da çok merak ettim :))