27 Ocak 2010 Çarşamba

üçgülü.

burnumda tuhaf alışık olmadığım bir koku var..başımı kaldırıyorum -annemin içeri girdiğinden haberim yok yaaa- elinde rengi solmuş ve biraz da nemlenmiş bir demet ot var ki ona ot demek ayıptır haşaaa!! ismi -üçgül-

etrafa çok farklı bir koku salmakta..tarifi yok..yani güzel desem güzel değil kötü desem ııı..ııhh o da değil..nasıl olduğunu anlayamadım..ama annemin bu ot'u dehşetengiz sevdiği aşikar :) ve oturma odasına getirmiş ki biraz odada koksun,şöyle odayı güzel mis gibi bir havaya boğsun..peeehhh!! :D
"koku" konusunda fazlasıyla hassas bir insanım!

bu ne idüğü belirsiz kokunun burnumun ucunda buram buram tütmesine daha kaç saat tahammül edebilicem bilmiyorum..blog yazımı da sağım-solum-önüm-arkam-saklanmayan "üçgül" başlığıyla isimlendirmek, içinde bulunduğum yoğun ortamdan kaynaklanıyor..
"nerden çıktı la şindi bu?" demeyin :D
yalnız bu kadar "üçgülü otu" muhabbeti yapmışken bu "ot" neymiş, neyin nesiymiş, ne değilmiş, vs.vs.hemen bir açıklama notu yazayım istedim..bilgilenmek dahilinde :D

görüntü itibariyle böyle sevimli mor-mor çiçekler açan bu sevgili ot'umuz yoğunluk olarak karadeniz bölgesinde yaşamaktalar efendim..(bu sebepten annem köydeki bahçelerimizin birinden toplamış taaaa gebzeciklere kadar getirivermiş :)nemli ve yağışlı bölgeleri tercih etmekle birlikte sıcak-kurak-karasal tarzdaki mekanları yaşam alanlarından saymıyorlarmış..

hatta bir röportajında demiş ki : "anasını satayım ülen!alıp götürüyorlar beni bilmediğim coğrafi koşullara,koyuyorlar saksının içine bir de al bakalım camgüzeli kılıfı hoooppalaaaa! yetiş yetişebilirsen..bana lazım su-yağmur-arada bir de nazlı bir güneş havası ohhhh! demeyin keyifcağazıma "

ben kendisinden pek hazetmem! ama "yoo..yoo..aynı çatı altında da kat'i surette yaşayamam!" demem..anne hatrı işte ne yaparsın..şimdi de bak utanmadan pis-pis kokularını salıyor inadına inadına!

tööööbeee :D

neysem..fazla bir bilgi dahilinde olmadı yazdıklarım ama inanın bu kadarına yetti canım cancağazım:)

gelelim benim "gerçek" anlamda paylaşmak istediğim düşüncelerime..2gün evvel Khaled Hosseini'nin Uçurtma Avcısı isimli kitabını bitirmiştim..ve kitaptan dehşet derecede etkilenmiş-kendime yakın bulmuş, aramızda da duygusal anlamda epey bir yakınlaşma olmuştu..yalnız ilişkimiz yastığımın altında pneklemekten öteye geçememişti..


velhasıl kitap beni çok etkiledi.Afgan bir yazarın gözüyle ortadoğu'da olan olayları yakın mercekten görebilmek insanın tüylerini diken diken ediyor..bu gibi bir kitap daha okumuştum öncesinde Kabil'in Kitapçısı..onda da yaşam koşulları gözümün içine bata bata beni etkilemiş,kadınların toplumdaki statüsü canımı feci sıkmıştı :( ama tabiii sadece okumakla yetinmiştim okadar..şimdi tekrar bu tarzda bir kitap çıkınca karşıma aynı hisleri aynı canlılıkla hissettim içimde..içten içe öyle üzüldüm kiii :(

bu yazarın yakın zamanda çıkarmış olduğu-bakmayın yakın zaman dediğime 1yılı geçgindir çıkan kitabı- Bin Muhteşem Gün isimli kitabını okumak istiyorum..yorumları oldukça iyi..bu da kitabı okumam için yeterli sebep.-sevdiceğim de okuyup onaylayınca daha çok okumak istedim-

yalnız bende de bir huy var..bir yazarın üstüste iki kitabını okuyamıyorum..yani hoşlanmıyorum ardarda okumaktan..araya başka bir yazarı katık yapıp ardından tekrar dönebiliyorum ama işte araya mutlaka bir başkasını katıcam yani :) şimdi seçilenler arasında İskender Pala'nın Katre-i Matem isimli kitabı var..okumaktayım kendilerini..dili pek bir ağır olsa da ağır aksak devam etmekteyim okumaya..


bakalım..zaman içerisinde olumlu-olumsuz yorumlarımı yazıcam zatten :D

neysem ben şimdilik bir son vereyim yazıma..fazla yazdım gibi..biraz da işlerime geri döneyim..yarın malumunuz sevgili dostlarımı evimde ağırlayacağım..şimdiden
hazırlıklarımı tamamlamak engüzeli..buarada kadriş ve nazo'yu da davet ettim bize.. "girls in pyjamas" modunda dolaşacağız evde :D heeeyyooo!! :D


p.s. dünakşam ki kötü ruh halimden sıyrıldım ve bugün kendimi daha iyi hissediyorum!
hayatı hafife almayı öğrenmeliyim sanırım! :)

sevgi ve hoşlukla :)

bir şarkı tuttum içimden hoooppp! : pink martini/ sympathique

5 yorum:

zeynepin sesi dedi ki...

uçurtma avcısı kadar güzel bin muhteşem güneş..çok beğenmiştim ben..katre-i matemi de okudum ama çok ağır geldi bana..çok yavaş ilerledim..

YILDIZ dedi ki...

Bin muhteşem güneşi annem okudu çok sevdi,uçurtma avcısını okumaya başladı şimdi.Ben de okuyacağım ikisini.

Keyfin yerine gelmiş ne güzel;)

Gülşah dedi ki...

yazilariniz cok güzel yaa haika yaziyorsunuz.. ucurtma avcisini filmini izledim ve cok etkiledim emeinim kitabini okumakta bir okadar heycanlidir
sevgiler

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Uçurtma Avcısında bir ağlamıştım ki sorma canım sonrasında 2. kitabı da sevdim ama ilki süperdi.

Travis dedi ki...

uçurtma avcısı'na öküz gibi desteklerimi iletiyorum =)