8 Mayıs 2010 Cumartesi

road to merry island!


elimde uçtu uçacak heyecan dolu bir kalp var..
pıt-pıt-pıt atarken ritmik seyrinde, şimdilerde küt-küt-küt atıyor.
sebebi malum.
Ç.kale'ye döndüm yüzümü..ayçiçekleri misali parlıyorum..açıyorum tomurcuk tomurcuk..
yaz da gelmiş şimdi oralara ohh mis mis.
kordon'un tadından geçilmez.
bal-kaymak misali.
orada sıcacık dostlarım var..
ve birbirinden değerli hocalarım..hepsini ayrı ayrı ziyaret edicem.
çok özlem doluyum..
üniversite şehrime, Ege'ye, Bozcaada'ya kavuşma vaktime 2güncük kaldı.

önce Tekirdağ'a geçip bir dost ziyaretim olacak, ardından ver elini Çanakkale!
tek başıma yolculuğun yalnızlık kokan keyfini sürmek iyi gelecek sanırım. malum, son zamanlarda epey kalabalık ortamlardaydım..kendi kendimi dinleyebileceğim sessiz-sakin bir fırsat bu benim için.

4 yıl boyunca gidip geldiğim yollardan kulağımda "uzun yol şarkılarımla" tekrar geçmek, cam kenarı seyahat keyfiyle harmanlanmış güzel bir eğlence olacak benim için. bu sebepten heyecanımı ve kalbimin pıtırtılarını konuşurken ses tellerimdeki titreyişten de pekala hissedebilirsiniz ;)

yolculuğum yarın başlayacağı için ablamla buluşup bugünden annemize hediyelerini aldık.
şık güzel bir hediye ve yanında mis kokulu bir demet çiçek onu fevkalade mutlu etti :) aklıma çocukken yaptığımız "anneler günü" etkinliklerimiz geldi. 1 gece önceden erkek kardeşim, ablam ve bendeniz üçümüz de ayrı ayrı yazdığımız şiirleri sabah kalkınca aldığımız hediyeleri verdikten sonra anneme okur, o da bizi alkışlar sonra da sarılırdı sıcacık içten ve derin bir koruma güdüsüyle! gülümsetti bu anı beni an itibariyle.

yarın sabah dersaneye giderken yanağına minik bir öpücük kondurup çıkıcam evden. uyandırmalara kıyamam sabahın erkencecik vakti. tüm gün içinde bir etkinliğimiz olamayacak belki ama olsun gönüllerimiz ayrı-gayrı her daim bir! :)

şimdi dostlarım için hazırlanacak minik hediyelerim var.
onlarla keyifle ilgilenip, ardından kendimi şımartmak istiyorum..
başta sağlam bir nem maskesi, tırnak bakımı, boyası istediğim gibi tutmadığından moralimi bozan saçlarımı dünden beri 3 kez yıkamış olmakla birlikte şimdi kendilerini 4.kez banyoya alma işi, ve diğer kişisel bakım.

bunun dışında pek tabii bavuluma son şeklini vermek ve dağılan çamaşır dolabımı toparlamak anneme özel specialimden hazırlamak daha ufacık tefecik onlarca meşgaleyle ilgilenmek adına huzurlarınızdan ayrılıyorum..

bol bol fotoğraf çektiğim güzel postlarımı paylaşmadan geri duramam elbet.
görüşünceye dek hoş kalın, hoşça kalın!
(^^)

photo from ç.kale' 08

7 yorum:

Meral Erdoğan dedi ki...

yoşom fotografi gorunce aklima orhan veli'nin siiri geldi :) hemen suraya yazayim istiyorum izninle...

bakakalırım giden geminin ardından,
atamam kendimi denize
dünya güzel.
serde erkeklik var,
ağlayamam.

tarcin kafalim, birak noolur yipratma saclarini :( akiyor o boya zaten 10 gun kadar eskisi gibi olur :(

daihatsum dedi ki...

Burada önemli olan gemiden çok içinde götürdüğü sanırım;)

yeşocan* dedi ki...

meralcim, ne güzel bir şiirdir bu böyle!
çok mutlu oldum okuyunca..yüreğine sağlık :)
saç konusunda fec'i hassasım canım..ki bu boyama sonunda ortaya çıkan renk tam anlamıyla koyu kızıl bir şey!-hiç sevmem kızıl rengi:( bakalım inşallah bir haftaya kadar toparlar renk kendini..günde 2 posta yıkama kafi gelecek sanırım :D

[aman yarebbim ne de çok yazdım yahu!:]

yeşocan* dedi ki...

pek sevgili küçükbeyim!
sana veda ettiğim sahnelerden bir tanesi bu yalnızca..evet anlamlı bir noktaya yorum yazmışsın kuz'ucum! :)

bu kez seni karşılamanın verdiği heyecanla el sallamayacak kollarımı kocaman kocaman açacağım sana doğru :D
-o an'ın da karesi yakalanmalı ama-

Ayşe Şakarcan dedi ki...

İyi yolculuklar Yeşocancan, biz burada bekleriz seni...:)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Kızım süper yazıyorsun sen ya, bu arada fotoya bayıldım

yeşocan* dedi ki...

ayşecim: teşekkür ederim canım..bol bol fotolu postlarımı göreceksin ilerleyen günlerde zaten :D

edacım: sana da bol teşekkür ederim :)