25 Şubat 2010 Perşembe

tül.


Tül

pencere yarı açık..
havada tatlı bir meltem esiyor..
krem, şeffaf çiçekli tül pencereden esen tatlı meltemle
nazlı nazlı cilveleşiyor..
bahar gelmiş hava sıcak
mor menekşeler açmış pembeyle yarış halinde..
önce ben çiçek açacağım telaşesinde sanki
bir baş üstün, havadan bakarak..
kuş kafesi masanın üzerinde
minik serçe cıvıldıyor yuvasına özlemle
ve ben satır karalıyorum kafesin yanında
neyin özlemini çektiğimi bilmeden
aynı dilden anlaşıyoruz serçeyle..
siyah ekose eteğimi astım duvara..
pileleri havalanıyor esen rüzgarla
toplamaya çalışsam da nafile
yüzü kızarıyor ekosenin rezil rüsva..
ve sonra yağmur geliyor kolunda güneş
pusette taze doğum bebekleri gökkuşağı
alıyorum kollarıma ki nasıl kıkırdıyor
gözlerime bakıyor bebek güzelliğiyle tepeden aşağı.

"üç maymun" filmini yeni izlemek nasip oldu..filmi seyrederken içimden geçen saçma-sapan cümleleri an itibariyle yazmak istedim..engelsiz-ölçüsüz-uyaksız-nasıl geldiyse..
sonra kitlendim kaldım ve gerisi gelmedi.noktayı koydum.
bunu son zamanlarda çok sık yapar oldum..
içim dolup taşarken kendimi erteliyor ve devamında ne yazık ki aynı istek ve şevki bulamıyorum kendimde..anlık yazma isteğimi şuan yaptığım gibi bastırmadan hemen kağıda dökmek en mantıklısı..evet,evet yapılacak en mantıklı şey bu!

john keats!
seni içten bir saygı ve hayranlıkla selamlıyorum buradan..
yattığın yerde huzur içinde uyu olur mu?

2 yorum:

yıldız dedi ki...

Yeşocan baharı getirmişsin yazında;)

küçükhanım. dedi ki...

ehuehe:D
valla içim ısındı izlediğim filmden etkilendim..baharı özledim çabuk gelsin dedim yazdım :D
ama gelsin dimi şimdi?