26 Şubat 2010 Cuma

kırmızı bisiklet*

sırtıma mini-mini bir sırt çantasını takıp, içine her türlü levazımatımı da katıp yollara düşmek istiyorum..gitmek, gitmek, gitmek ve tanımadığım mekanlara rastlamak yol üstü ve karşılaştığım herşeye ve herkese en kıyağından bir selam çakmak istiyorum..
bütün dilleri konuşabilmeyi, herkesi anlayıp herkesle iletişim kurabilmeyi istiyorum..hatta dünyada yokolmaya yüz tutmuş olan dilleri de saklandıkları inlerinden dışarı çıkarıp havalandırmak, üzerlerindeki ağır nem ve rutubet kokusunu neş'em ve heyecanımla al-aşağı etmek istiyorum..

kötü medyadan, ülkenin gidişatından, sonumuzun pamuk ipliğine bağlı bir sınav sisteminin ucunda sallanıp durduğundan, toplum baskısının o can sıkıcı vehametinden, yeni yerler görmek ve keşfetmek ve elbet keyfince yaşamak için herşeyin sonunun "para" somutluğuna ve çirkinliğine dayanmasından, hayatın anlamını çözebilecek insan sayısının azlığından, akıp giden zamana dur diyecek bir icatın yapılmamış olmasına duyduğum esef ve kınamalardan...
uzaktaaa..çookk uzakta bir yer olsun ister bu naçizane yüreciğim..kabul mü?

sırtımda çantam ve çantamın bagajına da şu sevimli bisikleti bağlasam..yeter sanırım..

p.s. sevdiceğim bana öyle güzel bir söz etti ki an itibariyle içim kımıldadı resmen..evet canım-can yoldaşım..bence de sen beni cebine at ve çıkalım dünya turuna! şansa nere çıkarsa kabulüm..benim de çantamda kırmızı bisikletim var zaten sana da yeter bana da ;)

2 yorum:

fotograf penceresinden dedi ki...

ahh bende çok isterim boynumda da fotograf makinamla :)heryeri gezip ama tüm dileri bilmeyi bende takılayım mı peşine ?

yeşocan* dedi ki...

yüreği dostluk tadında olan herkes benim yanımda zaten ceydacım..buyur hoş-gel sefa-gel :D