18 Nisan 2011 Pazartesi

kahverengi deri çanta ve içinden dökülenler.


Haftasonu Tekirdağ ve Bursa'dan çok güzide iki dostumla birlikte istanbul sınırlarında ikamet etmekte ya da şu zaman zarfında bulunmakta olan diğer kıymetli dostlarımla geçirdik tüm zamanımızı. Havalar yağdı yağacak derken evrene yaydığımız yüksek volüm dualara mütevellit kuru bir rüzgar olsa da bulutlu ve açık bir havayla dilediğimizce dolaşabildik. İstanbul'da haftasonu trafiğe çıkmanın ne sayko işi olduğunu kerebekere görmüş olmanın dışında olumsuz hiçbir şey yoktu.

Güllük gülistanlık bir erken doğum günü kutlaması, aylardır görmediğim dostlarımla bir araya gelip sohbet muhabbet etmek onları kanlı canlı dünya gözüyle görebilmek, uzun yıllar devam eden dostluğumuzun getirdiği içtenlikle kahkahalar atıp şenlenmek gerçekten beni inanılmaz keyflendirdi ve mutlu etti. Bir kez daha şükrediyorum iyi ki hayatımda böyle güzel insanlar var!


Şimdi tüm bedensel yorgunluğuma inat zihinsel doygunluğumla blog kaydımı da yazıp uyuyorum. Yarın ve önümüzdeki günler epey yoğun, yorgun ve tempolu geçecek. Dinlenmek gerek.


foto: pier lotti yokuşu.sağdan sola yeşocan/zuzucan/mervişcan. [saksı fanzin.den alıntıdır.]

2 yorum:

ayci dedi ki...

yeşo sen baya uzun cümleler kuruyorsun. ilk paragrafı iki kez okudum :)

yeşocan* dedi ki...

bu bazen konuşurken de oluyor ayçicanım o halime hiç tanık olma inşallah ;)