20 Ağustos 2010 Cuma

ahududu marmeladı.


Amman sabahlar olmasın efendim!
Malumunuz ramazan geldi, evler şenlendi, sofralar bereketlendi, iftara misafirlerin biri gitti bir diğeri geldi..
Akşamları sohbetler derinleştikçe derinleşti, sahurlar güm.güm davul sesleriyle şenlendi.
Her yerde bir neş'e, her yerde bir başka huzur, bir keyif!
Amman yarebbim!

Ne güzel bir giriş metni bu böyle!
Normal şartlarda böyle bir girişi parmaklarım klavyeyi delercesine yazmaktan haz duyarak milim milim işlerdim yeni kayıt duvarıma fekat şu sıralar öyle bir hallerdeyim ki, içimdeki mutlu.çocuk gitmiş yerine ergenuslara has bir isyankarlık çökmüş resmen.

Hayatın curcunası ve adaletsizlik buaralar fec'i taktığım nedenlerden sadece en ağır basanları. Etrafımı saran örümcek ağını elimle öte-beri itelesem de farketmiyor şu an her yanım o ağlarla kaplanmış durumda. Kıpırdayamıyorum. Birşeyler için çaba sarfediyorum. Elimden geleni yapmaya çalışıyorum ve bekliyorum. Deniz Dostumun dediği gibi "sadece tüketen değil, üreten olmak istiyorum." Bunun için de bir süre daha beklemem gerekiyor. Bu bekleyiş süreci fazla uzun değil, bunu gayet iyi biliyorum ama yine de şu kısacık "son 1 aylık dönem" beni inanılmaz derecede sıkıyor, boğuyor.

Hedeflere kitlenip kalmış durumdayım. Beynimin için oradan oraya zıplayan bir lastik toptan farksız.
-Ne yapacağım?
-Nerede yapacağım?
-Nasıl yapacağım?
Bu gibi sorularla cebelleşip duruyorum günboyu.

Taban puanlar açıklanmış.
Bu yıl ingilizce öğretmenliği 69'la açmış yeni eğitim-öğretim dönemini.
Pek çok arkadaşım harıl harıl tercih yapmakla meşgul.
Bense oraya buraya doldurduğum formlardan ve bıraktığım CV'lerden çıkacak sonuçları beklemekle. Bu benim için çok vahim bir gerçek!

Koskoca bir yılımı bu lanet olasıca sınava hazırlanmakla geçirdim, üzerine de hiç haketmediğim bir not aldım, tabii olayın çalıntı ve yolsuzluk boyutu da var ki bu beni ayrıca çıldırtan nokta, eşittir= hiç hayal etmediğim bir noktadan ve 1 yıl geriden başlıyorum kariyerime.

Çok afedersiniz ama kıçı kıytırık nice kişi hiç haketmediği yerlerden el sallarken bana, ben bir gayret, ha gayret, hadi koçum, hadi gülüm! hallerde onların peşinden tekrar hazırlanmakla uğraşacağım. işte bu durum beni çok üzüyor!
Tamam, sonuç itibariyle yıllardır bu sınava hazırlanan ve eğitim bilimleri denen derslerle haşır neşir olan biri değildim. İlk girişim. Ama yine de kabullenememe hallerinde olduğum için kendi kendimi yiyip bitiriyorum.

Hayatı lay-lay-lom yaşayamıyorum ben!
Keşke umrumda olmasaydı.
Keşke içim içimi yiyip bitirmeseydi.
Nasip-kısmet-hayırlısı böyleymiş safsatalarına da bağlamak istemiyorum halimi.
Bu bence işin dile dolanan bahanesi.
Gerçek içime yılan gibi kıvrılıp uzanmış.
Düşüncelerimi kemire kemire zehirlemekten başka birşey yapmıyor!
öylece bekliyorum işte!

bir de Sahur için bekledim.
Yanımda bir kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, bir domates, bir salata, bir tutam maydanoz, bir koca bardak dolusu süt ve ahududu marmeladı var.
Yememi bekliyorlar.
Bari onları bekletmim.

Hayırlı Ramazanlar Türkiye!

11 yorum:

AidaSalem dedi ki...

Bazen beklemek daha iyisi için oluyor. İyi ki beklemişim, iyi ki geç kalmışım dedirtir umarım sana da bu rötar. Hem farklı da sayılmayız. Yalnız olmadığını bil.

ayci dedi ki...

Hayatı lay-lay-lom yaşayamıyorum ben!
Keşke umrumda olmasaydı.



Bir kac zaman sonra umursamayacaksın...sonra öyle bir post yazcaksın...ilk etapta hep yiyip bitirirsin...
ama sonra neden bilmiyorum ama umursamıyorsun!

Damlo dedi ki...

marmeladeeeee!

''AnGeL!CAbuZ'' dedi ki...

şu anda biçok insanın durumu senden farklı değil dostum..buna bende dahil olmak üzere..ne umdum ne buldum o kadar kızgınımki bu sisteme...düşünsene yaptıgımız herşey , uğraşlarımız sanki boşunaymış gibi gelıyor..,
biliyorum hayırlısı demek çok sıradan olucak..ama inan herşey güzel güzel olucak...sen gönlünü ve o güzel yüreğini ferah tut...

yeşocan* dedi ki...

aida: yalnız olmadığımı hissettim! bu da iyi birşey sanırım..

ayçi: o zaman ne zaman gelecek? beklemeye devam öyleyse!

damlo: marmaladeee seni yesin! :)

Katyam: güzel günler bizi bekler, eyvallah dersin olur biter!
bu dizelerdeki gibi olacak mı dersin?
bence olsun..
buna fec'i ihtiyacım, ihtiyacımız var!

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Yeşocancan; "her şeyde bir hayır vardır" sözüne ben çok inanırım. Bazen en kötü olduğunu zannettiğin şeyler aslında senin için en iyi sonuçları doğurur...
(Bu arada ben çocuk Amelie'ye takıldım. Moralim bozuk olduğunda dvd'ye koyduğum 2-3 filmden biri de Amelie, ilaç gibi gelir insana:)

zeynep dedi ki...

ben hiçbir anlam veremiyorum yeşimcim, 4 sene evvel kps'ye girdim atandım tamam bitti gittii değil hala kızıyorum hala öfkeliyim, hala arkadaşklarımın puanlarıyla haşır neşirim birlikte terxh yaparken okulları arayıp sorarken öfkemi dizginleyemiyorum inan bana..cv'lerinden iyi bir netice alabilmene duacıyım canım bemim..

fotograf penceremden dedi ki...

için içini yemesin, hayırlısı neyse o olsun senın ıcın

yeşocan* dedi ki...

Ayşecanım: hayırlısı olsun tatlım!
ve amelie benim en favori filmim her anda derde deva! izlemeye devam :)

Zeynepcanım: akıl sır ermiyor bu işlere..gelecek pamuk ipliğinde mübarek..sonumuz cidden hayrolsun! :)

Ceydacanım: geçicek inşallah canım bu haller..ve ben, biz hepimiz gerçekten çok mutlu olacağız, en hayırlısıyla..sevgiler ve öpücükler tatlım :)

YILDIZ dedi ki...

Bir şeylerin vakti zamanı vardır,üzülme bir yerlerde seni bekleyen adilane sonuçlar var,biraz zaman..

Hayırlı ramazanlar canım bu arada.

yeşocan* dedi ki...

teşekkürler yıldzcım..