24 Aralık 2010 Cuma

beynimin bir adet nar kadar değeri olduğunu biliyor muydunuz?



Gecenin bir yarısı uykusuzluktan ve saatlerdir küçük ekran bir bilgisayar monitörüne bakmaktan kan çanağına dönmüş iki göz yuvarlığıyla bu satırları yazmak için gayret sarfediyorsam gerçek anlamda bir sorun var demektir.
Az evvel yine başıma gelen bir durum canımı ziyadesiyle sıktı. Peki bu durum neydi de ben gece gece yana yakıla blog sayfamı böylesine hışımlı cümlelerle rahatsız ettim, onu düzenli 8 saatlik uykusunun en ballı yerinde yatağından zıplatıverdim!

Sorun şu ki :
Alzheimer olma tehlikesiyle karşı karşıyayım!
Nereden çıktı şimdi bu?Ne alaka deyip durmayın..bir susun da beni dinleyin.
Son zamanlarda unutkanlığım had safhalarda. Hemen hemen her şeyi unutur oldum. En önemli tarihleri, en önemli isimleri, olayları, kişileri, kitapları, yerleri, vs.vs.vs. bu listeyi km.lerce aşağıya doğru indirebilirim. [evet gayet ciddiyim!şaka yaptığımı ya da lafın gelişi söylediğimi falan mı sanıyorsun allasen?!]
İnsanları karıştırıyorum. Ders esnasında anlatacağım şeyi sular seller gibi bilirken tak! kalıyor, unutuyorum, çocuklarla sessiz ama dikkatli bir bakışma süresinin ardından unuttuğum şeyi onlara çaktırmamaya çalışarak konuyu farklı, o anda aklıma gelen başka bir şeyle değiştiriyorum. Hani belki stres, bir anda bir çok şeye odaklanmış olmam, aklımda hep bir sonraki adımda neler yapacağımın planı var bundan sebep böyle falan diyeceğim ama bu normal şartlarda herkesin başına gelebilecek geçici unutkanlıklar diyebiliriz.
Benimki geçmiyor!
Bir de ailemde en yakınımdan birinin bu hastalığın pençesinde olduğunu gözümün önüne getirdiğimde işte o vakit beynimin içinde kurulan senaryoları varın siz düşünün.
Araştırma yaptım, yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim.
Mesela bu hastalığın öğretmenlerde görülme sıklığı "ciddi boyutta" fazlaymış, sürekli aynı şeyleri tekrarlamalarından ötürü.[Birinci dereceden ilişiğim var, aha da kanıtlandı.]
Sonra, bu hastalık aslında yaşantımızın yaşlılık dilimine mensup bir hastalık değil bilakis çok çok erken yıllarda başlayan yavaştan yavaştan ilerleyen son aşamasında [ki bu son aşama kendini yaşlılık dönemlerine yakın zamanlarda gösteriyor] patlak veren bir illetmiş!
Şu an tehdit altındayım!
Tehdit altındayız hatta!
Kırmızı alarm durumuna geçtim.
İsterseniz siz de geçin!
Yani birden böyle hissetmem sanırım içinde bulunduğum zaman, mekan ve insan üçlemesine istinaden ortaya çıkan bir durum!
sizi bilmem.

Gece gece paranoyakça böyle hisler içinde bulunmam da zaten pek hayra alamet değil :S

Kaç gündür beynimi olgunlaşmış hatta ortası çatlamış içi görünen kıpkırmızı kocaman bir NAR olarak hayal ediyorum..
Küçücük bir darbeyle ortalığa saçılacak on binlerce sulu taneciğin içinden yansıyan düşüncelerin altında ezilip kalacağımdan öyle çok korkuyorum ki!
Kendi düşüncelerimin, kendi buhranlarımın sonum olmasından duyduğum dehşetengiz korkuyla birebir bu hissettiğim.
Bu yoğunluktan kurtulmak adına soğuk duşun altına giriyorum.
Arınırım sanıyorum.
Yanılıyorum.
Korkuyorum anne.
Çok Korkuyorum.
-yeni bir yıla sayılı günler kala böyle bir hissiyat içine girmem hiç hoş olmadı kuzum!hem de hiç!-

3 yorum:

YILDIZ dedi ki...

Hemen b 12 takviyesine başla canım,belki yorgunluk ve beslenme ile ilgili bir durumdur,panik yapmadan bir de bunu dene.

Esra's dedi ki...

yavrum ya agzindan yel alsin. sebepleri ortadan kaldirmak lazim. stres ve depresyon unutkanliga sebep veriyo. take things easy. imtihan diye bak olaylara, husnu zanda bulun, sabret. Hicbi dert sonsuz degil. arti, bol ceviz, kuru uzum ve dengeli beslenme. arti, oruc tutma, Kuran okuma da gelistiriyor hafizayi.

yeşocan* dedi ki...

yıldız ve esramou elimden geleni yapıyorum canlarım..bakalım sonuç ne olacak? :/