9 Nisan 2018 Pazartesi

ne olacak bu çocukların hali?


Ahh.. Çok keyifle geçen bir hafta ve haftasonundan sonra pazartesi gününe nöbet + full dersle başlamak inanılmaz derecede yorucuydu. Lakin beni asıl yoran öğrencilerin bahar mevsiminin kendini yavaştan hissettirdiği şu son zamanlarda gevşemiş yaylarından sebep kontrolsüzce tuhaf davranışlar içine girmeleriydi.. Ne ders dinleme, ne etkinliklere katılım, ne de sınavlardan yahut çalışmalardan ortalama bir performans gösterimi..Hepsi ama hepsi rafa kaldırılmış, yaz tatiline daha 2 ay olmasına rağmen sanki tatil moduna ayarlanmışlar gibiler.. Öğretim adına bu kadar ilgisiz ve duyarsız olan öğrencilerimin her türde oyun ve saçma youtuber'ı takip etmedeki merakı ve ilgisi tam tamına bir zıtlık içerisinde.. Gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum ve bunun tam bir bağımlılık olduğunu düşünüyorum..Zamanı çer çöp edip sadece saatlerce oyun oynamak ve youtuber izlemekten başka bir aktiviteleri yok.. Çok az bir kısmının okuduğu birkaç kitap da içerikleri boşaltılmış, ikili ilişkileri konu alan, yaratıcılığı tetikleyecek hiçbir özelliğe sahip değil.. Komik, eğlenceli dedikleri kitapları 10 sayfa okumaya tahammül edemiyorum inanın..
Büyüdükçe, ilgi alanları genişleyeceği yerde daralan çok yüksek oranda bir öğrenci kitlem var. Buna engel olmak için savaşıyorum elbette.. Kurtarabildiklerim benimdir. Lakin sözümüzün bir noktada yetersiz kaldığı durumlar da oluyor. (Aile faktörü gibi) Tek taraflı bir savaş vermekten dönem dönem yıldığım zamanlar oluyor. Bugün bunu ta içimde hissediyorum.. Çok üzülüyorum.. Kendi evladımın jenerasyonu da bu çocuklarımın jenerasyonundan bir tık daha anlaşılması zor olacak hissediyorum.. Cehaletle ve üzerine afiyet bir de teknolojiyle savaşımız her geçe gün daha da büyüyor, büyüyecek.. Her şeyi hızlı tüketme arzusu, insanlığını kaybetmiş bir nesil, cehaletin diz boyu olduğu bir dünya.. Ne kadar katlanılır olabilir düşündükçe boğuluyorum bu düşünceler içinde.. Gerçeklerle karşı karşıya geldiğim 2018 yılı ve sonrası çocuk eğitmenin çok çok zahmetli bir savaş olduğunu, çocuklarımızı teknolojik aletlerin kölesi olmaya mahkum eden sistemin ne yazık ki bu durum karşısında çok da etkin olmadığını görmek ve daha onlarca, yüzlerce şey..
Bugün yılgın hissediyorum kendimi..
Savaşacak gücümün kalmadığını bir de..
İyilikler, güzellikler dileyip uyumaya gidiyorum yalnızca..
:(

Hiç yorum yok: