
Taksim'deydim.
Dostum Sevtap'la buluştum.
Not defterimize dipnotlar düştük.


Sokakları gezip sohbet ede ede fotoğraf çektik.

Beatles'ı gördük "here comes the sun" dedik.

Kaybedenler klubüne giriş yaptık ama kaybetmedik.

Asmalı'nın serin sokaklarında gezindik.

Bu bezginin adını tomtom Nuri taktık, meymenetsiz yüzünü çektik.

Yol Tünel'e vardı, biraz dinlendik.

İki soluklanıp devam ettik.

Sohbetimizden arta kalan anlarda gözüme ne çarptıysa çektim.

Bir bakmışın ben yokmuşum dedirtiyor insana.. Sonrası kaldırım taşı üzerinde "rest in peace" modu.



Gün sonunda da acıktık mano'da soluklanıp sonra ayrıldık.Dün:

Balkanlar.

Pandomim.




Taksim öncesi Kadıköy Salı Pazar'ındaydım okuldan arkadaşım Gülçahla. Biraz gezip, biraz fotoğraf çekip bol bol da kumaş aldık. Bu arada son zamanlarda bu kumaş alma, kendi elbiselerimi çizip diktirme işine iyice sardım. Koton, Zara, Mango gibi güzel markaların fahiş fiyatlara sattığı elbiselere benzer vintage modelleri çok daha uygun fiyata diktirip giymenin keyfini size anlatamam ;) Bir ara diktirdiklerimi de paylaşayım blogda unutmayayım..






Okuldan çok değerli ve sevdiğim güzel arkadaşlarım bana bu sevimli plaketi hazırlamışlar nasıl mutlu oldum anlatamam ^^





















